Website Banner | sedanarinc.com
Psikanaliz

Psikanaliz Nedir?

Psikanaliz, insanın ruhsal yaşamını bilinçdışı süreçler üzerinden ele alan bir kuramdır. Sigmund Freud tarafından 20. yüzyılın başında geliştirilmiş, daha sonra farklı kuramsal açılımlarla zenginleşmiştir. Psikanalitik yaklaşım, öznenin yalnızca bilinçli düşüncelerinin değil, farkında olmadığı çatışmaların, arzuların ve yineleyici örüntülerin de ruhsal yaşamı belirlediğini kabul eder.

Rüyalar, dil sürçmeleri, unutmalar, semptomlar ve tekrar eden ilişki biçimleri bilinçdışının başlıca görünümleridir. Bu görünümler, öznenin niyetinden bağımsız biçimde ortaya çıkar ve ruhsal yapının işleyişine dair ipuçları taşır. Psikanaliz, bu işleyişi öznenin kendi dili ve anlatımı üzerinden ele alır.

Psikanalitik kuramda semptom, işlevsiz ve ortadan kaldırılması gereken bir belirti olarak değil, öznenin bilinçdışı yapılanmasının özgül bir ifadesi olarak değerlendirilir. Semptom, kişinin yaşam öyküsü, ilişkisel deneyimleri ve en temelde dil ile bağlantılıdır. Bu nedenle semptom, kişiden kişiye değişen bir anlam ve işlev taşır. Psikanalitik çalışma, bu tekilliği dikkate alarak ilerler.

Psikanaliz, ruhsal yaşantıyı açıklayan bir bilgi üretiminden çok, öznenin kendi söylemiyle temas edebileceği bir calışma alanı açar. Bu alan, yalnızca ifade edilen düşünceleri değil; tekrarları, çelişkileri, duraksamaları ve sessizlikleri de kapsar. Böylece psikanalitik çalışma, öznenin kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişkilerin yapısal boyutlarını ele almayı mümkün kılar.

Psikanalitik Çalışma

Psikanalitik çalışma, konuşma temelinde yürütülen bir çalışma alanıdır. Konuşma, burada aktarımın ve çözümlemenin ana aracıdır. Ancak bu konuşma, önceden belirlenmiş temalar etrafında yapılandırılmaz; öznenin kendi söylemi doğrultusunda gelişir.

Her psikanalitik süreç, öznenin diliyle birlikte şekillenir. Söylemdeki tekrarlar, ani kesilmeler, beklenmedik çağrışımlar ve rüyalar çalışmanın önemli unsurlarıdır. Psikanalitik, bu unsurları öznenin tekilliği içinde değerlendirir.

Freud’la birlikte kurulan bu çerçeve, Jacques Lacan’ın çalışmalarıyla birlikte dilin yapısına ve öznenin söylem içindeki konumuna yönelmiştir. Lacan’a göre bilinçdışı dil gibi yapılandırılmıştır ve özne, söylem içinde bölünmüş bir konumdadır. Arzu, eksiklik ve yasa ile kurulan ilişkiler, semptomlar, tekrar eden yaşam örüntüleri ve ilişki tıkanıklıkları biçiminde görünürlük kazanır.

Psikanalitik çalışma, bu görünümleri, düzeltilecek sapmalar olarak değil, öznenin öznel konumunun ifadeleri olarak ele alır. Bu çalışma, bu ifadelerin nasıl oluştuğunu, nasıl sürdürüldüğünü ve öznenin yaşamında nasıl bir işlev gördüğünü anlamaya yöneliktir. Bu yönüyle psikanaliz, öznenin söylemine dayalı, tekilliği merkeze alan etik bir çalışma alanıdır.

Kimler Psikanalitik Çalışmaya Başvurabilir?

Psikanalitik çalışma, belirli bir tanı grubuna ya da yaşantıya sahip kişilerle sınırlı değildir. Yaşamında tekrar eden sorunlar yaşayan, ilişkilerinde benzer çıkmazlarla karşılaşan ya da kendisini zorlayan duygulanımları anlamlandırmak isteyen herkes bu çalışmaya başvurabilir.

Kaygı, çökkünlük, öfke patlamaları, yoğun suçluluk duyguları, bedensel yakınmalar, takıntılı düşünceler, kararsızlıklar ve açıklanamayan huzursuzluklar psikanalitik çalışmanın ele aldığı alanlar arasındadır. Ancak başvuru nedeni her zaman belirgin bir “sorun” olmak zorunda değildir. Kişi, kendi düşünme ve ilişki kurma biçimini sorgulama ihtiyacıyla da bu sürece yönelebilir.

Psikanalitik çalışma, hızlı çözüm beklentisi olan ya da dışarıdan yönlendirilmek isteyen kişiler için uygun olmayabilir. Bu süreç, kişinin kendi sözlerine kulak vermesini, zaman ayırmasını ve süreklilik göstermesini gerektirir.

Her başvuru, kişinin öznel koşulları dikkate alınarak değerlendirilir. Psikanalitik çalışma, herkes için aynı biçimde ilerleyen bir yöntem değil; öznenin tekilliğine dayanan bir süreçtir.

Psikanalizde çalışılabilecek semptomlardan bazıları;

  • Kaygı ve sürekli tetikte olma hâli

    Nedeni açıkça tanımlanamayan huzursuzluk, yoğun endişe, bedensel gerginlik ve kontrol ihtiyacı.

  • Panik ataklar ve ani kriz durumları

    Beklenmedik anlarda ortaya çıkan yoğun korku, bedensel belirtiler ve tekrar etme kaygısı.

  • Depresif duygulanımlar ve boşluk hissi

    İsteksizlik, keyif alamama, anlamsızlık duygusu, duygusal donukluk ya da içe çekilme.

  • Tükenmişlik ve kronik yorgunluk

    Sürekli üretme baskısı, motivasyon kaybı, zihinsel ve duygusal bitkinlik.

  • Tekrar eden ilişki sorunları

    Benzer partner seçimleri, aynı çatışmaların farklı ilişkilerde yeniden ortaya çıkması, ayrılık ve bağlanma güçlükleri.

  • Aşırı kontrol, mükemmeliyetçilik ve takıntılı düşünceler

    Hata yapma korkusu, karar verememe, zihinsel tekrarlar ve ritüelleşmiş davranışlar.

  • Bedensel semptomlar

    Tıbbi bir açıklaması olmayan ağrılar, sindirim sorunları, cilt problemleri ya da psikosomatik yakınmalar.

  • Yeme ile ilgili zorlanmalar

    Yeme atakları, kontrol kaybı hissi, beden algısıyla ilişkili sıkışmalar.

  • Uyku sorunları ve rüyalarla ilgili rahatsızlıklar

    Uykusuzluk, kabuslar, tekrar eden rüyalar ya da uykuyla ilişkili kaygılar.

  • Kimlik, yönelim ve yaşam yönüyle ilgili sorgulamalar

    Ne istediğini bilememe, karar anlarında donakalma, yaşamda yön duygusunun kaybı.

Psikanalizin Diğer Terapi Ekollerinden Farkı

Psikanaliz, ruhsal sıkıntıları önceden belirlenmiş kategoriler, tanılar ya da sınıflandırmalar üzerinden ele almayı hedeflemez. Belirli belirtileri ortak başlıklar altında toplamak yerine, her öznenin yaşantısını tekil bir söylem olarak değerlendirmeyi esas alır.

Birçok yaklaşımda sorunlar, tanımlanmış tanı sistemleri ve standart müdahale biçimleri üzerinden ele alınır. Psikanalitik çalışma ise, kişiyi belirli bir kategoriye yerleştirmekten çok, onun kendi sözleriyle kurduğu anlatıya alan açmayı amaçlar. Aynı belirti, farklı kişilerde farklı bir işlev görebileceği için, psikanalizde evrensel açıklamalar ya da herkese uyan çözümler sunulmaz.

Psikanaliz, ölçme, yönlendirme ya da davranışı doğrudan değiştirme hedefiyle ilerlemez. Öznenin söylemi, tekrarları, çelişkileri ve sessizlikleri çalışmanın merkezindedir. Bu söylem, dışarıdan verilen anlamlarla değil, kişinin kendi söylemi içinde şekillenir.

Bu nedenle psikanalitik çalışma, normatif bir iyilik hâli tanımlamaz. Amaç, kişiyi belirli bir modele uyarlamak değil; kendi öznel deneyimini, kategorilere indirgenmeden ele alabileceği bir alan/yer oluşturmaktır.

Bu site, çerezleri ve ilgili teknolojileri, Çerez Politikamız'da açıklandığı gibi, site işletimi, analitik, gelişmiş kullanıcı deneyimi veya reklamları içerebilecek amaçlar için kullanır. Bu teknolojileri kullanmamıza izin vermeyi veya kendi tercihlerinizi yönetmeyi seçebilirsiniz.

Çerez Ayarları

Kabul Et

sedanarinc.com - Logo 2

Lütfen Çerez Politikamız'da açıklandığı gibi çerezleri ve ilgili teknolojileri ("Çerezler") kullanmamıza izin verip vermediğinizi seçin. Daha fazla bilgi için aşağıdaki her bölümü genişletin. Tercihlerinizi güncellemek için istediğiniz zaman aynı web tarayıcısından geri dönebilirsiniz. Lütfen tarayıcınızın çerezlerini sıfırlamanın tercihlerinizi sıfırlayacağını unutmayın.

Gerekli Çerezler

Bu Çerezler, bu sitenin temel özelliklerinin düzgün çalışması için gereklidir. Sitenin çalışması için gerekli oldukları için her zaman "Uygulandı" olarak ayarlanırlar.

Google Inc.

Şirket Açıklaması

Google Inc., bir arama motoru, bulut bilgi işlem, yazılım ve donanım içeren İnternet ile ilgili hizmetler ve ürünlerde uzmanlaşmış bir Amerikan çok uluslu teknoloji şirketidir.

Alan Adı

www.googletagmanager.com

Şartlar ve Koşullar

https://policies.google.com/terms

Gizlilik Politikası

https://policies.google.com/privacy